9 Haziran 2008 Pazartesi

Cem ile ilk tatilimize daha çoook varken....

Bir kaç aydır valiz arıyorum. Kendim için değil Cem için. İstemiyorum Pıtır'ın eşyalarını kendi bavuluma koymayı, o da bir birey onun da kendi buvulu olmalı. Evet herhangi başka bir çantaya veya bavula koyabilirim ama esprili olsun Cem'e yakışan birşey olsun istedim. Aradım taradım buldum sonunda istediğim gibi eğlenceli bir bavul, ne var ki Türkiye'de bulamıyorum, varmış bitmiş. Babaannesinden istedik umarız bulur. Bakın sizde çok beğeneceksiniz.

http://www.trunki.co.uk/

Aslında 3 yaş üzeri kullanım için ama olsun ben 3 yaşına dek bekleyemem. Neden 3 yaş diyeceksiniz. Çünkü sadece bir bavul değil bu aynı zamanda çocuk üzerine oturuyor ve sizde onu çekiyorsunuz. İşte böyle şirin ve çok fonksiyonlu bir bavul.

Bu yılda tatile her sene olduğu gibi Temmuz sonunda çıkmayı planlıyoruz. Biliyorum daha çook var ama şimdiden araştırdığım için yazmak istedim öğrendiklerimi sıcağı sıcağına.

Çok sevdiğim bir arkadaşım bu hafta tatile gitti bebeği ile, onunda ilk bebekli tatili, geçen haftalardaki konuşmalarımız hep bu konuydu "bebekle tatil". Yanına neler alması gerektiğini araştırıp durmuş internette. Bende bu durumdan etkilenip daha günler olmasına rağmen şimdiden bu konuya değineyim istedim.

Araba ile seyahat ederken uzun bir seyahat ise tıpkı bizim yapacağımız 10-11 saatlik gibi 1 - 1,5 saatte bir mola vermek, arabanın içine ilgisini çekecek oyuncaklar almak ve asmak, yan camlara güneşlik takmak. Bol yiyecek - içecek almak ve öğünleri atlamamak, düzeni bozmamak, ıslak mendil bulundurmak ve en önemlisi bilmiyorum artık bunu yapmayan var mı ?!! "çocuğu araba koltuğunda oturtmak", tüm bunlar seyahati kolaylaştırmayı sağlıyor.

Yanınıza tamamı pamuklu giysiler, şapka, kolluk, yüzme simidi, böcek ilacı, bebeğin diğer gerekebilecek ilaçları, güneş kremi unutulmaması gerekenler arasında.

Güneş'e gelince; bebekler sabah 11:00'e dek öğleden sonra ise 16:00 sonrasında güneşe çıkartılmalı, 15 - 20 dakikadan fazla güneşe maruz bırakılmamalı, suya dayanıklı 50 faktörlü güneş kremleri kullanılmalı.

Sinek kovucu olarak tablet kullanmalı ve spreyler kullanılmamalı, sinek kovucuları bebek cildine sürmemeli, böcek sokmalarında ilacı ilk 5 dakika içinde sürmeye özen göstermeli.

Bir çok siteden araştırdım ve netice de önemli olanlarını özetlemeye çalıştım.

2 Haziran 2008 Pazartesi

Haftasonu Sapanca'da havuzu patlayan Cem gerçek havuza girer

Hani kırmızı balık havuzu vardı ya patladı :) Evet haklısınız konuya böyle balıklama atlamak olmaz, başından başlamalı, özenle anlatmalı bu keyifli haftasonu tatilini.

Ama durun bir dakika birşeyler daha var bahsetmek istediğim, önce onları anlatayım sonra haftasonuna geçerim.

Evimizin arkası park, yeşillikler içinde yürüyüş yolu ve 2 adet çocuk parkı var. İstanbul'da insanın hemen yakında böyle bir yer olması gerçekten şans diye düşünüyorum, apartmandan çıktığın an parka ulaşmak ileride Cem için rahat olabileceği gibi şu an için Ayla ablası için süper bir olay. Hergün çıkarıyor Ayla ablası Cem'i parka, babaannesi geldiğinde ise günde 2 hatta 3 kez çıkarıyor. Ayla ablası da babaannesi de salıncağa bindirmeye pek meraklı, ben bindirmedim hiç nasıl bindiriyorlar onun için henüz erken, ya düşerse diye düşünürken, babaaannesinin çektiği resimler sayesinde gayet keyifli ve tehlikesiz olduğunu gördüm, rahatladım.

Hergün yeni alışkanlıklar edinip bir müddet uygulayan bir süre sonra da unutan Cem'in yeni alışkanlığı dudaklarını emmek, ya alt dudağını ya da her iki dudağını emerek dede görüntüsüne sahip olmaya bayılan Cem'in bu alışkanlıktan ne zaman vazgeçeceği bir merak konusu. Bu haline bayılan Nevra ablası çekti ana oğul resmimizi.

Bu haftasonu da annemin doğumgünü münasebeti ile Sapanca'ya davet etti Aslı Abla bizi. Bu kez üçümüz değil, çoook kalabalıktık. Cem kalabalık ortamları daha çok seviyor sanırım herkesin ilgisi onun üzerinde olduğu, dikkat çektiğinin farkına vardığı için olsa gerek. Aslı abla'ya gittik ( geçen hafta temizlenmesi gerektiği halde temizlenmeyen havuz bu hafta da temizlenmemiş ) eşyalarımızı bile bırakmadan Figen Abla bizi davet etti evine ( onun havuzu temizmiş :) ). Figen abla'nın bahçesine yayıldık, Cem'i oturttuk çimlerin üzerine ( çimlere de alıştı artık, seviyor bu yeşil batan şeyleri ) bizde havuzunu şişirdik, bu kez geçen haftadan tecrübeliyiz ya havuzun içinde oynaması için bir torba oyuncakta getirdik. Ahhh bu arada BabyPhonu' da unutmadık bu kez. Yine musluk suyu ile doldurduğumuz havuza kaynattığımız suları ekleyip ılık olmasını sağladık. Ama böyle de olmaz ki yazın tatile gittiğimizde denizi kim ılıtacak ???

Havuzda oynadı, uyudu, mama yedi, çevresindekilerin kucaklarında gezdi. Hadi yine havuzuna sokalım derken havuzu kısmen patladı, "Reha ayaklarını soksana havuza bakalım nasıl tepki verecek soğuk suya" derken babası soktu çocuğu buz gibi gerçek havuza. Ahhh işte merakla beklediğim an o an. Çoook sevdi Cem gerçek havuzu ve soğuk suyunu, güldü, neşeyle bağırdı. Artık gönül rahatlığı ile gidebileceğim tatile biliyorum ki Pıtır korkusuzca girecek denize.


Bu vesile ile Aslı ablama ve Figen ablama kucak dolusu sevgiler bize keyifli bir haftasonu geçirttikleri için.