12 Nisan 2010 Pazartesi

Grena

Daha önce başladım aslında bu sayfaya yazmaya, kendim için ama yazamadım, fırsat bulamadım. Ama artık tamam dedim, zamanı geldi, dedim, özgürce içimden geldiği gibi yazmalıyım dedim.

SenBenCem benim sayfam değil, ben o sayfaya Cem'ime hatıra olsun diye neler yapmış resimlerle okusun görsün diye yazıyorum, ben ne yapmışım, hangi ruh halleri içindeymişim diye yazmıyorum. İşte bunun için burayı kendime açtım artık benimde bir sayfam var yaşasın.

Daha önce farklı template'deki sayfamın ilk yazısını da Grena'ya ayırmıştım, bu yeni sayfamın ilk yazısı da o olsun istedim, içimde kalmışlığından sanırım, yarın yeni yazımla başlayacağım en özgüründen :)

Bir sözlüğüm vardı en kalın en yeşil ciltlisinden lisedeyken, bir ödev için bir kelime ararken gözüme ilişmişti "Grena: Nar çiçeği renginde değerli bir taş" diyordu açıklamasında. Sonra bir dönem ki bu dönem genç kızlık dönemi, kız çocuğum olsun istiyordum, giydirip, süslemek için, ne anlamsızmış şimdi anladım :) İşte o zamanlarda o süslü kıza Grena adını koymayı hayal ederdim. Yıllar yıllar sonra Paşam Cem'im oldu, ama ben Grena ismini sayfama koymayı uygun buldum.

8 Nisan 2010 Perşembe

Konu çok başlık yok

Bu aralar Sünger Bob hastalığı baş gösterdi, Spiderman'den sonra ki kahramanı oldu. Sünger Bob Sweat Shirt'ü favoriydi, bende çanta aldım tam oldu, e hal böyle olunca küçük adam mest oldu, üzerinden çıkarmaz, ayna karşısından ayrılmaz oldu :) Ama doğrusu bende pek seviyorum bu sarı komik süngeri, hatta Cem'le keyifle izliyorum, hep pozitif, hep mutlu :) Bu arada zamane çizgi filmleri ile bizim zamanımızın çizgi filmleri üzerine bir yazı yazmayı da çok isterim ama sayfa benim değil ne yapayım :)





Günler çabuk geçiyor, anne çocuğunun hızına yetişemiyor, bir hafta iş için Qatar'a gidiyor, döndüğünde çocuğunu büyümüş buluyor, cümleler uzamış, kelimeler artmış geliyor.


İşyerlerimizin önünden geçerken Cem'e göstermiştik, burası babanın işyeri, burası annenin işyeri diye, benim işyerimin yanında da hastane var, bende demiştim ki bir keresinde inşallah büyünce doktor olursun burası da senin işyerin olur. Geçenlerde geçiyoruz burası annenin işyeri, burası Cem'in işyeri dedi hastaneyi de gösterip :)


Haftasonu hava güzel olunca parka çıkmak istedi Cem, attık kendimizi parka, elimizde topla. Aşağıdaki resimle yılın kalecisi olmaya aday olur sanırım :)




Bu resimde de atletizm dalında ödül bekliyoruz




Bu resim de ki dalı bilmiyorum ama çocuk her dalda aktif, peki anne yüreği ne kadar aktif böyle durumlarda :) "Cemmm, oğlum çıkma", "Cem yavaş, bak düşersin",.... :)




Aaa bu arada amcası geldi, geçen haftayı amcasıyla geçirdi küçük adam pek, teyze anne yarısıdır derler ya, amca da baba yarısı mıdır ? :) Şimdi yazarken birden aklıma geldi :) Ama bence öyle Cem ve amcasının ilişkisine dayanarak söylüyorum




Bir de anne evlat sevgisi vardır ki anlatılmaz, yaşanır, yaşanmadan anlanamaz. Anne olduktan sonra anladım annemin kıymetini, anne olduktan sonra olgunlaştım, daha sabırlı, daha anlayışlı oldum. Herşeyin boş, sadece onun önemli olduğunu.


Valla ilk kez 5 gün ayrı kaldık ve öyle çok özlemiştim ki oğlumu, öyle biriktirmişim ki içimde yazasım geldi böyle :) Sanırım Cumartesi günü 2,5 yaş bitirmesi de etken, ne oluyorsa sanki, esasen değişen bir şey yok ama bana sanki büyüyecekmiş gibi geliyor :)




Şu Dino'dan da bahsetmeden de geçemeyeceğim, bu Dino arkadaşı çok sevdi Cem valla ne yalan söyleyeyim bende bayıldım, Reha ise sevmedi çünkü içinde su var diye, Dino hacı yatmaz, Cem sarılıyor ama o düşmüyor, babaannesi almış, Cem zevkten dört köşe olmuş, Reha'da evde olmaz sulu oyuncak diye biraz kızdı. Sonra Cem yatağına yattı Dino'yu da yatağının yanına koyduk, biraz sonra Cem'in feryadına koştuk ki, yatak, yorgan göl olmuş, küçük adam, al Dino'yu yatağa, aç sen o sımsıkı tıpayı :) Dino o geceden beri küvetin içinde hapis :)
STAR DIVIDERS Pictures, Images and Photos