11 Kasım 2008 Salı

Ak düştü saçlarına, Cem girdi yıllarına

Cem'in babası doğumgünün kutlu olsun, Cem ve benimle geçireceğin nice güzellik, sağlık, mutluluk, huzur, şans dolu yıllar senin olsun. 40'a 1 kala, saç traşına gittiğinde saçını kesen çocuğa sormuş, yaa neden arttı benim bu beyazlar. Bugün farketti bunun sebebini :) Boşver tatlım yıllar geçsin, huzur ve mutluluk hiç geçmesin, ruhumuz hep böyle genç kalsın.

Artık Cem'in sosyalleşme ve gelişme zamanı geldi diye düşündüğümden, Cumartesi günü Gymboree de deneme dersine katıldık hep birlikte, çok keyifliydi, Cem'in katıldığı yaş grubunun eğitimi Music&Play, önümüzde davul pat pat pat, elimizde maracaslar çıkır çıkır çıkır, şarkılar söyledik, oyunlar oynadık, merdivenden tırmandık, tepeleri aştık, çok eğlendik çok. Cem zorlanmadı aktiviteleri yaparken, evde sürekli tırmandığından, söylenen şarkıların hepsini dinlediğinden, davul yerine masasına davul muamelesi yapıp sürekli vurduğundan, kendi maracas'ı olduğundan diye düşünüyorum, elinden geldiğince iştirak etti, diğer çocuklarla iletişim kurdu, mızmızlanmadı ama arasıra özgürlük isteyip grupça aktivite yapılırken, kendi başına ortamdaki diğer ilgisini çeken oyuncaklarla ilgilendi. Fotoğraf çekemedik yasak olduğu için, o nedenle resimleyemiyorum yazımı. Bu Cumartesi'de sevgili Yapıncak'la MusicTogether da olacağız.

Bebekken :) şimdi küçük adam ya. Bebekken emzik emsede ben de biraz rahatlasam diyordum emmiyordu, her türlü emzik denendi, yok 2 cuk cuk yapıp atıyordu, sonra kendi kendine alıştı, ama sadece yatarken kullanıyor, ama bazen ağzında unutuyor, hatırlatınca da hemen çıkartıp bir kenara koyuyor :)

Artık herşeyi yiyor, bir yere gittiğimizde artık yanımızda çok daha az eşya taşıyoruz, biz ne yersek sakıncalı olmayan herşeyi ona da tattırıyoruz. Hergün 1 mandalina ve 1 muz mutlaka, süt ise içtikçe içiyor, bir de şu büyümix'ler iyi ki var bayılıyor bayılıyor.

Yaa yürüse bir dediğimde aman yok herşey daha zorlaşacak diyorlardı, yaa hayır zorlaşmadı, güzelleşti, artık özgür bir birey o, kendi evinde dilediğince gezebiliyor paytak paytak. O kollar iki yana açık bacaklar dışa dışa attırarak gezen küçük adam. Yine bu küçük adam elektrik süpürgesinin bulunduğu dolabı açıp hortumu çekiştirip halıya değidirip vuvvvv diye ses çıkartıyor, eline bir bez, havlu geçtiğinde ya yeri ya dolapları siliyor :) çok temiz çocuk çok :) Sürekli kahkaha atıyor ve en güzeli artık anne oğul saklambaç oynuyoruz, ben saklanıyorum o beni arıyor ve buluyor, bulunca öyle heyecanlanıyor ki her seferinde.

Haftasonu yeni bir alışkanlık geliştirdik, saat 18:00 gibi hepimiz montlarımızı giyip bizim oralarda 1 saatlik yürüyüş yapıyoruz, hem yatmadan önce hava almış oluyor hemde karanlıkta dükkanlar, araba farlarını yani ışıkları izlemek hoşuna gidiyor. Tahmin edersiniz ki bu sadece haftasonu alışkanlığı olarak kalacak, iş dönüşü olmuyor olamıyor...

Beni en zorlayan durum ise çekmeceleri dağıtması. Özellikle odasındaki çekmecelerin içindeki kıyafetlerini öyle bir hızla yerlere atıyor ki. Yapma, etme, hayır, olmaz, cıs pıs, tıssssss.... Hiç bir şey işe yaramıyor. Dün akşam onun oyun odasında oyun oynuyorduk, bir anda estiler kalktı gitti kendi odasına, gelen seslerden anladım ki çekemece operasyonuna girişti, ayy hiç halimde yok ona yapma demeye, aman dağıtsın ne yapalım toplarım diye düşündüm, bende başladım haberleri izlemeye, azıcık zaman sonra dur bir bakim dedim gittim ki çekemeceleri boşaltmış, yetmiyormuş gibi içine girmiş oturmuş :) Hayyy allahım yiycem bunu galiba...


30 Ekim 2008 Perşembe

Kapandık, açıldık, bayramı kutladık

Cumhuriyet bayramımız kutlu oldu. Dün akşam boğazda düzenlenen muhteşem gösteriyle taçlandırıldı bu güzel gün. Orada olmayı çok arzu ederdim, harika bir görsel showdu. Bu arada dün bir markette alışveriş yapıp kasaya geldiğimde buyrun diyerek elime bayrak tutuşturdular, pek hoşuma gitti, eve gelir gelmez Cem'e verdim sallattık bayrağı bir sağa bir sola.

Haftasonu Nilüfer aradı, Hande sayfana girmek istediğimizde mahkeme kararıyla kapatılmıştır yazıyor haberin olsun dedi. Ayy ne oluyor ayol, ne yapmış olabilirim ki, hepi topu bizden bahsetmek dışında ürünlerden bahsedip resimlerini koyuyorum ki bunu yaparken de ailemizin avukatı kardeşime danışıyorum sorun olmasın diye. Allah allahhh !!? Neyse sonra anladım ki sorun ben değilmişim :) Neyse ki açıldık yeniden. Açılmasaydık bir müddet daha, yeni adrese taşınacaktık, Cem bu hatıralardan yoksun kalmamalı.

Cem artık iyice ustalaştı yürümek konusunda. Evin içinde pıtır pıtır gezen küçük bir adam, odasında oyun oynarken bir bakıyorum yürüye yürüye gelmiş yanıma, hatta öyle ustalaştı ki yürürken bir yandan da bardağı elinde su içiyor :) Raşide teyzesi hergün parka çıkardığında bayağı bir yürütüyor hatta basket sahası boş ise sokuyor sahaya özgürce dolaşıyor küçük adam.


Arabası ile gidiyor parka, yürüyüş sonrası binmiyor arabasına, durum böyle olunca dün Reha parka götürürken arabasını almasam dedi. Nitekim almadı da, el ele gittiler baba oğul.




Reha bir iki kez gitarı çıkarmıştı, onu kucağına almıştı bıdıkta tellere vurarak ses çıkartmıştı, bu durum öyle hoşuna gitti ki, ne zaman ona şarkı söylesek "nay nay" diye eşlik etmesinin yanı sıra gidip gitarı çekiştiriyor, Reha gitarı çıkarıyor yerinden bizimkisi hemen başlıyor tellere minik parmakları ile vurmaya.



İlk 3 ay yani ben evdeyken televizyon hep açıktı, sonra bir kapattık televizyonu bir daha da onun yanında açmadık, ama artık izlesin istiyoruz, her ne kadar doktorlar 2 yaşına dek yasaklasa da ben dil ve motor gelişimi açısında etkili olduğunu düşündüğümden artık izlemesini istiyorum, ama pek oralı olmuyor. Brainy Baby, Baby Einstein CD'lerini koyuyorum, yok 1 dk. bakıyor sonra başka şeylere dalıyordu. Raşide teyzesi sabahları uyanır uyanmaz sabah 7:00'de BBC Prime'ı açıyor, arka arkaya yayınlanan Tıkkabilla, Razzle Dazzle, Tweenies'ı izletiyor 9:00'a kadar, hem kulağı ingilizce'ye da alışsın diye.

Doğumgününde o kadar çok oyuncak geldi ki, ben hepsini sakladım :) Birini çıkartıyorum oynuyor, sıkıldığını anlayıca hemen onu saklayıp bir başkasını çıkartıyorum, daha önce oynadığını bir süre görmeyipte tekrar çıkarttığımda yeni oyuncakmış gibi keyifle oynuyor, fakat bu aralar oyuncaklarının yanı sıra Selma teyzesinin verdiği ikea tabure ve masasına takılmış durumda. Masa yuvarlak üst tablası çıkıyor kova gibi içine oyuncakları doldurabiliyorsun, ama tabureleri koyuyoruz biz, bu küçük adam masayı yan yatırıyor kapağını açıp içindeki tabureleri çıkartıyor sonra içine giriyor, bende öyle olmaz böyle olur diyerek devirdiği masayı kaldırıp içine soktum ayy bayıldı öne arkaya sallanıp durdu.

Bu arada SenBenCem'in nereden geldiğinden daha önce bahsetmiştim. Geçenlerde internette gezerken ayy bir de ne göreyim. SenBenCem'in BenCem'i de varmış meğer :) İşte karşınızda BenCem ... Bu arada Sevgili İlkay ne güzel şeyler yazmışsın sayfamızla ilgili, çoook teşekkür ederiz, çok mutlu ettin bizi, kucak dolusu sevgiler size.