Nasıl başlık ama :) Gül hastalığı demekmiş, ben ondan olmuşum. Sırtımda, boynumda karnımda pıtır pıtır dökülünce önce çok endişelendim yine Zona mı oldum diye, daha önce doğum iznimden döndüğümde pozisyon değişikliği yaptıklarını öğrendiğimde zona olmuştum, doktor tekrarlarsa arkasında hoş olmayan şeyin olabileceğini söylemişti, doğrusu yine döküntüler olunca çok korktum, neyse ki Gül hastalığıymış, stres ve sıkıntıdan olurmuş :) bak onu anlamadım işte, bilinç altımda ne var bilmiyorum ama üstünde sıkıntı yok :)
Gelelim yılbaşı hazırlıklarımızın son durumuna. Hazırız :)
Cemiko ile ağacımızı kurduk, süslerini astık, çok hoşuna gitti, ellemiyor, yanıp sönen lambalarını izliyor, bende her sene olduğu gibi ışıklı dallarıma kırmızı toplarımı asıp, pencerenin önüne yerleştirdim, hava kararınca yakıyorum, dışarıdan çok hoş gözüküyor :)
Bugün Cem'i izlemeye gittim buz pateninde, ayy çok duygulandım, çok mutlu oldum, ayakkabısının altına taktıkları aparat diğer patenler gibi tek kızaklı değil çift ama yine de üzerinde dengede durmak pek kolay değil. Benim Minik adamım duruyor kimsenin elini tutmadan, hatta ilerleyebiliyor da. Orda bir duygulandım, eve geldim posta kutusunda da mektubunu görünce daha da bir garip oldum. Haberleşme haftası olduğundan mektup yazıp, postane'ye gidip postalamışlardı.
Sevgili Burcu'nun hediyesini aldım, çekiliş hediyemi yani, bugün geldi. Çok teşekkür ediyorum, çok şık, kartında çok şirin.













