3 Ağustos 2009 Pazartesi

Kaçtık

Kaçtık valla, 2 gün Cem'den kaçtık :) Şaka bir yana 2 günlüğüne Ankara'ya gittik, Reha'nın arkadaşının düğünü için. Ne yalan söyleyeyim çokta iyi geldi, uyku saatleri gözetmeden gezdik, akşam deliksiz uyuyup sabah 10'da kalktık, iyi oldu kısacası, ama çook özledik çoook

Biz yokken Cem ne mi yapmış, hemen anlatayım,

Artık Cem'in de bilgisayar'ı olduğundan, Arjen'le oturup bilgisayarları başında çalışmışlar,

Erenköy tren istasyonundan atlamışlar trene,

Cem çok şaşırmış hep dışarıdan gördüğü tren'in içinde olunca,

İnmişler Haydarpaşa'da, bakmışlar iskeleden gelen giden vapurlara,

Yine trenle dönmüşler eve, benim sakladığım ganimetleri bulup oynamışlar hep birlikte,

Canları sıkılmış çıkmışlar parka, Cem bulmuş kendine güzel bir abla, Cem abla'ya bayılmış, abla da Cem'e,

Gitmiş basket sahasına, oynamış basket topuyla, aaa birde ne görsün yerde bir su birikintisi, vurmuş avuçlarının şap şap suya,

Eve dönmeden uğramışlar tavşanlara, tavuklara, horozlara, Cem'in ü ü üüüü nidalarıyla beslemişler onları

Bizi sorarsanız, gezilesi görülesi hiç bir yeri olmayan doğup büyüdüğüm, 22 sene yaşadığım Ankara'm da Reha'yı nerelere götürsem diye kafayı yedim. Kuğulu Park, Tunalı Hilmi ardından Kale'ye gidip daral gelip kendimizi en sevdiğim yere Cafemiz'e zor attık.
Bu resim daraldıktan sonra ohhhh be dediğimiz Cafemiz, hala 12 yıl önce bıraktığım gibi, sıcacık ve sevimli.

Kale'nin bir yerinde, galiba kaçarken çekmiştim, o nedenle kapısı,

Bu resim kale'ye yeni giriş yaptığımızda, değişik bir şeyler göreceğiz umudunu taşıdığımız anlarda bir heves çektiğimiz resimlerden.

Bu resimde akşam düğünden, dondum dondum, Ağustos ayında ocak soğuğu vardı o akşam.
İşte kaçış olayımız bundan ibaret.

30 Temmuz 2009 Perşembe

Barbunya

Bayılırım barbunya'ya, evlendiğimde hiç yemek yapmasını bilmiyordum, ilk iş barbunya'yı öğrendim, o gün bu gündür, yazın alıp stok yapıyorum kış için, ama ayıklamaktan çok keyif aldığımı söyleyemem.

Niye anlattım bunları kime ne değil mi ? Öyle demeyin artık bir yardımcım var, tombilik parmaklarıyla çıkarıyor içinden barbunyaları sonra kabın içine atıyor, onun deyimiyle top topları.

>